İsrail, 24 Nisan 1915 olaylarını sözde Ermeni soykırımı olarak tanıdığını ilan etti.

Yani iddiaya göre Osmanlı’nın 111 yıl önce Ermenileri katlettiğini öne sürerek bu iddiayı resmen tanıdığını açıkladı.

Adama sorarlar: Be oğlum, bugüne kadar neredeydin? Füze ve dronlar karizmanı yerle bir edince mi aklın başına geldi?

İşin ilginç tarafı ise 1948 yılında kurulan, 78 yıllık bir işgal devleti olan, topraklarının tamamını işgal yoluyla elde etmiş ve çevresinde sürekli katliamlar gerçekleştiren barbar bir devletin sözde soykırımı tanımasıdır.

Soykırım meselesine gelince, Ermeni diasporası yıllarca bu sözde soykırımı dünyaya kabul ettirmek için yoğun bir lobi faaliyeti yürüttü. Olayın gerçekte böyle olmadığını aslında diaspora Ermenileri de biliyordu. Amaç, bunun üzerinden Türk düşmanlığını körüklemekti. Bu faaliyetleri yürütürken Türk düşmanlarıyla ittifak kurmayı da ihmal etmediler.

Tarihsel ayrıntıları yeniden yazmaya gerek yok. İsteyen herkes internete girip farklı kaynaklardan okuyabilir.

Geçtiğimiz günlerde ise durup dururken İsrail bir anda sözde Ermeni soykırımını tanıdığını açıkladı.

Eminim herkes şaşkına dönmüştür. Dünyanın gözünün içine baka baka Gazze’de, Filistin’de ve Lübnan’da soykırım yapan bir ülke, kalkıp 1915’e ilişkin tartışmalı bir iddiayı kınıyor.

İnsanın aklına şu soru geliyor: Sen hiç aynaya bakmıyor musun?

Dünyadaki kötülüklerin başı İsrail, ağababası ABD, akıl hocası ise İngiltere’dir.

İsrail’in 24 Nisan iddiasını tanımasının ardından Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, bu siyasi tanımaya destek vermediğini belirten bir açıklama yaptı.

Yani İsrail boşa düştü. Aklı sıra Kafkaslar’daki barışı engellemek istedi ama bunda da başarılı olamadı.

Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında başlayan normalleşme sürecini sabote etmek için bir hamle yapan İsrail, Ermenistan’dan destek göremediği gibi, İran-İsrail Savaşı sırasında bile İsrail’i eleştirmeyen bazı Azerbaycanlılardan da tepki almaya başladı.

Yapılan paylaşımlarda, Türkiye’nin Gazze’deki soykırımı tanıması gerektiğini dile getirenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazlaydı. Yani İsrail, pirince giderken eldeki bulgurdan oldu.

Hatta Azerbaycan’da yaşayan İsraillileri de zor durumda bıraktı.

Bu tür hamleler tükenmişliğin göstergesidir.

İsrail, İran karşısında ciddi bir eziklik yaşadı. Türkiye ve Azerbaycan’dan beklediği, istediği ve arzu ettiği desteği göremedi. Bu nedenle de böyle bir girişimde bulundu.

Bu tavrının Türkiye ve Azerbaycan’da hoş karşılanmayacağını çok iyi biliyordu. Buna rağmen öfkeyle hareket etti.

Öfkeyle kalktı, zararla oturacak.

Çünkü Türkiye bunun bir şekilde hesabını sorar. Türkiye hesap sorarsa Azerbaycan da bu hesabın içinde yer alır.

Yani İran ile Türkiye ve Azerbaycan’ı karşı karşıya getiremeyen İsrail, şimdi intikam alma peşinde. Ancak bu girişimi, özellikle Ermenistan’da da karşılık bulmadı.

Daha doğrusu o defter çoktan kapandı.

Karabağ meselesi, bir daha gündeme gelmemek üzere kapanmıştır.

Türkiye ile Ermenistan arasında yapılması planlanan anayasal düzenlemelerin ardından ilişkilerin normalleşmesiyle birlikte barışın daha da güçleneceği düşünülmektedir.

Ermenistan’dan sık sık heyetler Türkiye’ye geliyor. Karşılıklı görüşmeler yapılıyor ve ikili ilişkiler her geçen gün hız kazanıyor.

Türkiye’den de her hafta gezi turları düzenleniyor. İnsanlar birbirlerinin ülkelerini rahatlıkla ziyaret ediyor.

Kısa süre içinde Alican Sınır Kapısı da Iğdır’dan açılacak. O zaman karşılıklı diyalog daha da artacaktır.

Yani sizlerin yırtınması boşuna. Kafkaslar’da kimse savaş istemiyor. İran da kendisine yapılan saldırılara dünyanın beklemediği ölçüde güçlü bir karşılık vererek burnunuzun direğini kırdı. Artık öyle önünüze gelene saldıracak cesareti bulamayacaksınız.

Ermenistan halkının da İsrail’in soykırım kışkırtmasına gerekli cevabı vereceğinden hiç şüphemiz yoktur.