Son zamanlarda Reis Sedat Peker ile ilgili sürekli paylaşımlar yapılıyor.
Kabul etmek gerekir ki, Sedat Peker çaresizlerin ümidi olmuş durumda.
Çünkü vatandaş çaresiz; muhatap bulamıyor, yargı yavaş işliyor, kolluk kuvvetleri etkisiz, siyasilerin tek derdi ise bir dahaki seçimi kazanabilmek. Onun için kimseye bir şey denilmediği gibi, taviz üstüne taviz veriliyor.
Düşünsenize, adamın gül gibi evladını katlediyorlar, bir de kalkıp üstüne tehdit ve küfür ediyorlar. Böyle adalet olmaz, olamaz.
Artık öyle bir noktaya gelinmiş ki, halk “Keşke bu ülkede 10 tane adaletli, hak hukuk bilen, hep bana demeyen, garibanın halinden anlayan, mazluma arka duran, zalimi ezen Sedat Pekerler olsa” demeye başlamış durumda.
Bu satırları yazarken aklımdan şu geçti: Şimdi biz Sedat Peker’e yaptıklarından ötürü övgü dolu sözler ediyoruz ya, ister misiniz övgü dolu sözler alamayanlar kancayı Sedat Peker’e taksınlar? Olur mu, olur. Eminim Sedat Peker de bu durumu düşünmüştür.
Yapacak bir şey yok, durum bu; sokakta halk böyle konuşuyor. Devletin adalet makamından aradığını bulamayanlar, Sedat Peker’in dağıttığı adalete sığınmış durumda.
Ama Peker için şöyle bir sorun var: 90 milyonluk bir ülkede Sedat Peker kaçını duyacak, kaçına yetişebilecek?
Sedat Peker ülke genelinde inanılmaz bir trend yakalamış durumda. Emin olun, parti kursa iktidara oynar. Çünkü Sedat Peker sokakta, vatandaşın yanında. Sokakta ne olup bittiğini çok iyi biliyor. Seçilmişler ise kendilerine getirilen, sokaktan uzak raporlarla değerlendiriyor ülkeyi.
Şuna benziyor: Hangi seçim bürosunda anket yapsan, sonuç yaptığın partinin lehine çıkar. Raporları hangi mahallede tanzim etsen, o mahallenin görüşü hâkim olur.
İşte kaçırılan ayrıntı burası.
Reis Sedat Peker ise bu ayrıntının tam içinden, yani sokaktan gelen birisi. Halkın dilini iyi konuşabilen, sorunu ve çözüm önerilerini anlaşılır biçimde uygulayan birisi. Onun içindir ki adaletle yarışıyor. Adalet aylar sürerken, kişiler ölürken, tehdit edilirken, haksızlık arşa dayanırken o anında gereğini yapıyor ve sorun geçici veya kalıcı çözülüyor.
Sevgili okuyucular, ülkemizin geldiği durum gerçekten içler acısıdır. Unutulmamalıdır ki adalet bir gün hepimize lazım olacaktır.
Onun için, adaletin var olduğunu, kanunların işlediğini, cezaların caydırıcı olduğunu devlet hissettirmediği sürece, zorbalar mazlumları ezmeye devam edecektir.
Bir de cezaevleri bazı mahkûmlar için barınak olarak kullanılıyor. Taş ocağı gibi, maden gibi çalışma alanları da oluşturulsun; bakalım kim cezaevine girmeye kalkışır.
Fazla söze gerek yok… Tuzu kuru olanlar, arkası güçlü olanlar, vur eli olanlar için belki hayat kolaydır. Ama kimsesizler, sahipsizler, mazlumlar, garibanlar için durum hiç de öyle değildir.
Garibana arka çıkan Reis Sedat Peker’e teşekkürler.
Yorumlar
Kalan Karakter: