Baharın müjdecisi, dostluk ve kardeşliğin pekiştirildiği, küslerin barıştırıldığı, kırgınlıkların ortadan kaldırıldığı, her inanıştı var olan, kimine göre Hz. Ali Bayramı, kimine göre Türklerin Ergenekon’dan çıkışı, kimine göre doğanın uyanışı 21 Mart Nevruz bayramına sayılı günler kaldı.
Nevruz, özellikle Türk dünyasında olmakla birlikte, Hıristiyanlıkta da bilinen bir bayramdır… Türk dünyasında kutlanan nevruz gelenekleri görenekleri ile bir başka kutlanır… Çeşit çeşit kuru yemişlerin alındığı “yeddilevin”, baharın gelişini simgeleyen ve kaplarda buğday tanelerinin yetiştirildiği “semeni”, yumurtaların renk renk boyanarak tokuşturululuşu, kıştan kalma otların bahar temizliyi mantığıyla toplanarak ateş yakılması ve üzerinden atlanılması “bacabaca”, kapı dinlenilmesi, o gün kapı dinlenildiği bilindiğinden her evde güzel sözlerin konuşulması, gençlerin ev ev gezerek mendil atması, Nevruz bayramının etkinliklerinden birkaçıdır…
Nevruz geldi, bahar geldi, yaz geldi…
Öten kuşlar, semeniler hoş geldi…
Yeddilevin, bacabaca, kosa geldi.
Ağam eli bereketi, bahar yaz geldi…
Nevruzla ilgili binlerce şiir, mani ve şarkı sözü yazılmıştır… Buda Nevruz’un ne kadar köklü, eski ve yüzyıllardır bayram olarak kutlanılışının bir göstergesi olarak tarihteki yerini almıştır…
Nevruz diğer dini bayramlar gibi sessiz kutlanan, etkinliği olmayan bir bayram değildir. Nevruz yeniden dirilişi simgeleyen, uyanışı sembolize ed
en, coşkuyu ve sevinci bir arada yaşatan bayramdır…
Nevruz bayramı Iğdır’da doğal seyri içersinde kutlanan bir bayramdır…
Iğdır il olduktan ve Şemsettin Uzun Iğdır’a Vali atandıktan sonra bu doğallığa birde resmiyet kazandırıldı…
Iğdır’ın kültür elçisi, merhum Av. İbrahim Bozyel, Iğdır eski Valilerinden Şemsettin Uzun’un destekleri ile Nevruz halk arasında kutlanan doğallığı ile sokağa yansıtılmış, çeşitli etkinlikler düzenlenerek nevruz kutlanmıştır…
1993-95 yıllarından sonra Nevruz bayramı halkın tamamının katılımı ve devlet büyüklerinin iştiraki ile kutlanmış, Merhum Ali Asker Aşırım, Niyazi Bilgi, Arslantürk Akyıldız, Ali Varol, Mehmet İpekçi ve ismini şu an anımsayamadığım birçok gönüllü ekibin gayretleri ile Nevruz gerçek anlamında kutlanılmıştır…
Sonraki yıllarda yine çeşitli etkinliklerle kutlanan Nevruz, son yıllarda heyecanını yitirmiş, konserden öteye kutlanılmaz olmuştur…
Devlet iştiraki ile kutlansa da kutlanmasa da, Nevruz geleneği aslını yitirmeden devam ettirilmiş, kendi seyri ile evlerimizde, köylerimizde ve de şehrimizde kutlanılmaya devam etmektedir…
Hoş geldin, kardeşlik ve barışın sembolü Nevruz bayramı…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
- İranlılar Kaçmıyor, Aksine Ülkelerine Dönüyorlar 17.03.2026
- Sayın Erdoğan’a ve Sayın Bahçeli’ye Teşekkür Ediyorum 13.03.2026
Yorumlar