Her sabah uyandığımızda muhteşem Ağrı Dağının, o eşsiz güzelliği ile güne başlar, güneşin küçük ve büyük Ağrı dağının haçasından yansımasıyla aydınlanırız…
Doğasıyla, ovasıyla, etrafını saran dağların gölgesiyle, ülkemizin en uç noktasında bulunan Iğdır’ımızın kalkınması için hayata geçmelidir serbest bölge…
Üç ülkeye sınır, dünyada bir kaç eşi bulunan vilayetlerden birisi olan Iğdır’ımızın, simgesi olan Ağrı dağının Turizme açılmasıyla kalkınacağı kaçınılmaz bir gerçektir…
Iğdır tarım ve hayvancılıkta önemli bir noktada bulunan illerimizden birisidir… Ancak ne acıdır ki, ürettiğini pazarlayamayan, sanayi yatırımı almayan, kendi yağıyla kavrulmak zorunda kalan bir ilimiz olmuştur…
Bu kötü talihi ortadan kaldırmak için öncelikle hava alanımızın bitirilmesi gerekmektedir… Şu an yapımı hızla devam eden Hava alanı bitirildiğinde, serbest bölge kurulduğunda, Ağrı dağı turizme açıldığında, Iğdır’da sanayileşmede beraberinde mutlaka gelecektir…
Ağrı dağı bizim için görkemli bir dağ, yaz kış zirvesinde kar bulunan bir dağ, büyüleyici güzelliği ile tablolarımızı süsleyen bir dağ olsa da, Hıristiyanlar için kutsal ve hac ziyaretinin yapılacağı bir dağdır…
Nasıl ki, biz Müslümanlar Kabe’yi ziyaret ediyorsak, onlarda gelip Ağrı dağını ziyaret edeceklerdir… İnanç turizmi ve kış turizmi Iğdır’ı değil, Türkiye’yi ihya edecek bir projedir…
Serbest bölge Iğdır’a kurulduğunda sanayi beraberinde gelecektir. Üretilen mallar sıfır vergiyle ve gümrükle satışa sunulacak, alanda, satanda kara geçmiş olacaktır…
Ağrı dağının Turizme açılması ve Serbest bölgenin Iğdır’a kurulması bizim için olmazsa olmaz bir yatırımdır…
Ağrı dağı turizme açıldığında beş yıldızlı oteller ardı ardına yapılacak, sektör birbirini tamamlayarak hızlı bir gelişim gösterecektir…
Iğdır, sınırına dayanan doğalgaz, serbest bölge ve Ağrı dağının turizme açılmasıyla birlikte dağıtım şebekesi devreye sokulacak, seracılık gelişecek, bölge tarım ve tarıma dayalı sanayi ile atılım yapacaktır…
Iğdır Ovasının verimli topraklarında üretilen ürünler, iç pazarda ve dış piyasada pazar bulabilecek, ürünler gerçek değeriyle satışa sunulacak ve bölge halkı bütün olarak kazanım elde edecektir…
Sonuç olarak şunu söylememiz yerinde olur sanırım…
Iğdır Hava alanı biran önce bitirilmelidir.
Üç ülkeye sınır Iğdır’a Serbest Bölge kurulmalıdır…
Dünyaca ünlü Ağrı Dağı Turizme açılmalıdır…
Doğalgaz şehir içinde dağıtıma sunulmalı, bölge insanının bu imkândan yararlanması sağlanmalıdır…
Tarımın geliştirilmesi için yıllardır sürüncemede bırakılan Ünlendi Barajının yapımı gerçekleştirilmelidir…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
- İranlılar Kaçmıyor, Aksine Ülkelerine Dönüyorlar 17.03.2026
- Sayın Erdoğan’a ve Sayın Bahçeli’ye Teşekkür Ediyorum 13.03.2026
Yorumlar