Bu işin siyasetle ilgili olsa da, daha çok coğrafi durumu önemini artırmaktadır…
Üç ülkeye sınır yegâne il olan Iğdır’da, gerek tarım arazileri ve gerekse sanayi yatırımı yapılabilecek arsa ve tarlalar yakın gelecekte çok kıymete binecek, değer kazanacaktır…
Bu bağlamda bu kaçıncı yazıdır kaleme alıyorum… Maksadım elinde evi arsası olan vatandaşlarımızın bu gayrimenkullerini yok pahasına satmamalarıdır…
Çünkü Iğdır ciddi manada bir değişim yaşayacak… Arsa fiyatları, tarla fiyatları birkaç misli artacak, inanılmaz bir talep söz konusu olacaktır…
Bu söylediklerim hayal gibi gelebilir…
Son dönemlerde İran heyetlerinin gidip gelmeleri boşuna değildir…
Hava Limanı faaliyete açıldığında bu bölgenin nasıl bir patlama yapacağını hep birlikte göreceğiz…
Bugün itibariyle iş adamları Iğdır’a gelmekte, fizibilite çalışması başlatmakta, uygun zaman ve imkânı yakaladıkları anda yatırıma başlayacakları bilinen ve görülen bir gerçek olarak orta yerde durmaktadır…
Bizzat benim tanıdığım birkaç kişi yatırım için ön hazırlık çalışması yürütmekte, arsa arazi satın alma girişimi sürdürmektedirler…
Üç Ülkeye sınır Iğdır’ın konumu itibariyle büyük avantajları bulunmaktadır. Ağrı Dağı başlı başına bir nimettir. Böyle bir dağ başka bir ülkede olsa, şimdiye kadar çoktan Turizme açılmış, bölgenin en büyük gelir kaynaklarından birisi olmuştu… Ağrı Dağının Turizme açılması, bölgede birçok 5 yıldızlı otelin yapılacağı anlamını taşıyacaktır…
Sınır kapıları bölgenin kaderini elinde tutan önemli anahtarlardandır… Bu anahtarlardan birisi olan Nahcivan kapısı açık, İran Boralan için ise imza atıldı sayılı günler içersinde çalışma başlatılarak gümrük binası yapılacak ve kapı çalışmaya başlayacak… Ermenistan kapısı ise tamamen iki ülkenin anlaşması ile mümkün olabilecek bir durumda. Karabağ sorunu çözüldüğü gün, kapıda açıldı diyebiliriz…
Daha da önemlisi İran ile Türkiye arasında yapılması planlanan Serbest Sanayi bölgesi projesinin onayı Iğdır’a verildiğinde, Iğdır da o dakikadan itibaren ne arsa alabilirsiniz, ne tarla alabilirsiniz, nede mülk edinme şansınız olabilir…Sizlere komik gelmesin, bu saymış olduğum hadiseler mutlaka gerçekleşecek olan hadiselerdir. Siz siz olun biraz sabredin, göreceksiniz ki bu sabrın sonunda topraklarınız değer kazanacak, yıllardır bedavaya alınmayan arazileriniz ciddi değere kavuşmuş olacaktır…
Gerek iktidar ve gerekse muhalefet partileri köy köy gezerek halkı bilinçlendirmeli, köylünün arazilerini satmamalarını önermeli, toplantılar tertip ederek bu durumu duyurmaları gerekmektedir…
Yüzünü her zaman batıya çeviren Iğdır köylüsü, arsa, tarla sahipleri maalesef ki bu gelişmeleri göz ardı etmekte, yarınlarda çok değerlenecek olan mülklerini yok pahasına satmaktadırlar…
Umulur ki, bu konu köylü, kentli vatandaşlarımıza iletilir, herkes bilinçli bir şekilde arsa ve tarlalarını elden çıkarmaz, biraz daha sabırlı olurlar…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Bakmayın Siz Üç Beş Satılmışa, Türk Halkı İran’ın Yanındadır 03.03.2026
- Sırtlan Sürüleri 01.03.2026
- Sessizlik İyidir 28.02.2026
- Hocalı Yakın Tarihin Kerbelasıdır 26.02.2026
- Ne Oruç Ye Ne de Kul Hakkı 22.02.2026
- “Vatandaş Huzurlu Uyumuyorsa İçişleri Bakanı da Uyumayacak” 17.02.2026
- Çok Şey Yapılıyor, Daha Çoğu İsteniyor 08.02.2026
- Bunların Alayı Sapık 04.02.2026
- ABD’NİN İRAN’A SALDIRISI SONU OLUR 29.01.2026
- Vali Taşolar’dan İlk İzlenim 25.01.2026
Yorumlar