Geçtiğimiz günlerde kamuoyuyla paylaşılan bir gelişme üzerine bu satırları yazma ihtiyacı hissettim.

Bilindiği üzere Tuzluca Depolama Barajı’nın ihalesi yapılmış, kamulaştırma işlemleri tamamlanmış ve geçtiğimiz hafta sonu ilk kazma vurularak yapım süreci resmen başlamıştır. Bu önemli gelişme, yapay zekâ ile hazırlanmış kısa bir video aracılığıyla duyuruldu.

Eleştiri kimseye hoş gelmez ancak şunu açıkça söylemek gerekir ki böylesine büyük bir yatırım, bu denli küçük ve yüzeysel bir tanıtımı hak etmiyor. Çünkü ortada öyle bir proje var ki, günlerce afişi yapılsa, kapsamlı tanıtımlar yapılsa kimse çıkıp “abartıyorsunuz” demez.

Tuzluca Depolama Barajı, Iğdır’ın mevcut tarım alanının iki katından fazlasını sulayabilecek kapasitede bir proje demektir. Bu, tarımsal üretimin katlanması, ürün çeşitliliğinin artması, suyun ovaya zamanında ve sorunsuz ulaştırılması anlamına gelir. Aynı zamanda hayvancılık için de ciddi bir sıçrama demektir, mevcut hayvan varlığının artmasının önünü açacak hayati bir yatırımdır.

Sevgili okuyucular,

Iğdır’da zaman zaman farklı sektörlere yönelimler olsa da asla terk edilmeyen, vazgeçilmeyen iki alan vardır: tarım ve hayvancılık. Şehrimizin ana gelir kaynağı bunlardır. Hal böyleyken Tuzluca Depolama Barajı’nı sıradan bir yatırım gibi görmek mümkün değildir.

Bu projenin hayata geçmesi, Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’yı defalarca Iğdır’a davet etmesi, konuyu ısrarla takip etmesi ve süreci sahiplenmesinin bir sonucudur.

Ancak gelin görün ki yapılan tanıtımlarda ne Cantürk Alagöz’ün ne de bu sürecin perde arkasındaki önemli isimlerinden İl Başkanı Ali Kemal Ayaz’ın adı geçmemektedir. Cantürk Alagöz kendi sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Bakan Yumaklı’ya teşekkür ederken, diğer paylaşımlarda bu işin mimarlarına dair tek bir teşekkür ifadesi yer almamaktadır.

İşte tam da bu yüzden diyorum ki:
Cantürk Alagöz’ün yiyeni çok, diyeni yok.

Böylesine büyük bir projenin ilk kazması vurulurken basın davet edilmeliydi. Gerekirse ulaşım sağlanmalı, halkın katılımı temin edilmeli, yetkili mühendisler projeyi yerinde anlatmalıydı.
Yani soruyorum: Bunları da mı Cantürk Alagöz organize etmeliydi?

Ünlendi Barajı örneği önümüzde duruyor. Yaklaşık 60 yıldır tamamlanamayan bu baraj bugün bitmiş, su tutmaya başlamıştır. Evet, şehirde kısa süreli bazı su sorunları yaşanmış olabilir ancak bu sorunlar da çözülmüştür. Ünlendi Barajı, anlamsız tartışmalara malzeme edilemeyecek kadar hayati bir projedir.

Bu yatırım da Tarım ve Orman Bakanı Sayın Yumaklı’nın, Milletvekili Cantürk Alagöz’ün ve İl Başkanı Ali Kemal Ayaz’ın gayretleriyle tamamlanmış ve Iğdır için büyük önem taşıyan bir mesele hâline gelmiştir.

Her iki proje de siyaset üstüdür.
Bu hizmetler belli bir kesime değil, şehrin tamamına yöneliktir. Iğdır’ın kalkınması adına atılmış çok kıymetli adımlardır.

Şimdi biliyorum, yine birileri çıkıp “Vekili yağlıyor” diyecektir.
Allah aşkına, bırakın artık bu çekememezliği, bu kısır dedikoduları. Şehrimize kim hizmet ediyorsa, kim bir çivi çakıyorsa, en azından bir “Allah razı olsun” demek bu kadar mı zor?

“Ocu, bucu, şucu” diyerek ömrümüzü tükettik.
Dünyada akıl almaz gelişmeler yaşanırken, biz hâlâ küçük siyasi hesaplar uğruna kendi şehrimize zarar veriyoruz.

Maksadım kimseyi kırmak ya da üzmek değil.
Maksadım, Cantürk Alagöz’ün, Iğdır’a kazandırılan bu önemli projelere rağmen hak ettiği şekilde taltif edilmemesine dikkat çekmektir.

Unutmayalım, o da bizim gibi bir insan. Onun da duyguları var. En azından yaptığı işlerin halkta bir karşılık bulduğunu, insanların mutlu olduğunu görmek ister.

Kısacası;
“Allah senden razı olsun Cantürk Başkan” demek, bu kadar zor olmamalı.