DİASPORA VE TAŞNAK OYUNLARI
44 günlük ikinci Karabağ Savaşı’nın ardından taraflar masaya oturdu, hem liderler düzeyinde hem de komisyonlar düzeyinde birçok kere görüşmeler yapıldı ve iki ülke Azerbaycan ile Ermenistan arasında yumuşama umut verici seviyelere yükseldi.
1992 yılında birinci Karabağ Savaşı’nda malumunuz olduğu üzere henüz bağımsızlığını ilan etmiş olan ve hiçbir askeri güce sahip olmayan Azerbaycan, Ermenistan’ın sinsi saldırısı sonucu ağır kayıplar vermiş, topraklarının yüzde 20’sini Ermenilere kaptırmıştı.
Aradan geçen 30 yıllık süreçte Azerbaycan devletleşirken, aynı zamanda Ermenistan ile diplomatik ilişkiler kurarak işgal altındaki toprakları geri almanın yollarını sürekli arayıp durmuştu.
Azerbaycan’ın genç lideri İlham Aliyev’in tüm çabalarını geri çeviren Ermenistan, hem suçlu hem güçlü mantığı ile 30 yıl zarfında belki de 300 kez sınır ihlali yapmış, taciz atışı gerçekleştirmiş ve bardağın son damlası 27 Eylül 2020’de taşmış ve Ermenistan 44 günlük ağır mağlubiyetle savaşı kaybetmiştir.
Savaşı başlatan Ermenistan’dı.
Kaybeden de Ermenistan oldu.
Masaya oturan, veya bizi masaya oturun teklifinde bulunan yine Ermenistan’dı.
Masaya oturup yapılan anlaşmalara imzayı atan Ermenistan, attığı imzaların hiçbirinin arkasında durmamış, kendi imzasına muhalefet etmiş, yapılan görüşmeleri hiçe sararak 44 günlük savaşın ardından onlarca kere anlaşmayı ihlal ederek Azerbaycan’a saldırmıştır.
SAVAŞI KAYBETMEYİ HAZMEDEMİYORLAR
44 günlük savaşı ağır kayıplar vererek kaybeden Ermenistan bir yandan müzakerelerde anlaşmaya varırken, diğer yandan yaptığı anlaşmalara aykırı hareket ederek saldırıda bulunmaktadır.
Devletler arasında yapılan anlaşmalar çocuk oyunu değildir.
Eğer taraflardan birisi anlaşmayı bozarsa bu bir savaş sebebidir.
Nitekim 12 Eylül 2022 gecesi Ermeniler yine anlaşmayı bozmuş, Azerbaycan’ın kontrolündeki arazilere gecenin karanlığından yararlanarak mayın döşerken Azerbaycan askerleri tarafından uyarılmış ve bu uyarıya ateş açarak karşılık verilmesi üzerine şiddetli çatışmalar meydana gelmiştir.
Karabağ’ın Daşkesen, Kelbecer ve Laçın bölgelerinde dün gece çok şiddetli çatışmalar meydana geldi. Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın açıklamasına göre 49, ama uluslararası ajansların yaptığı açıklamaya göre ise 200 civarında Ermeni askerinin çatışmalarda öldüğü duyurulmuştur.
Buna mukabil olarak ilk belirlemelere göre 50 Azerbaycan askerinin de şehit olduğu açıklanmıştır.
ERMENİSTAN HAZMEDEMİYOR
Bugün Ermenistan başbakanı Paşinyan mecliste bir konuşma yaparak şöyle dedi:
“Bir şeye karar vermeliyiz.
Ya seferberlik ilan edip top yekûn savaşacağız.
Ya da gerçek bir barış imzalayacağız.”
Bu sözün üzerine ilk aklıma gelen şu oldu.
Başbakan Nikol Paşinyan savaş istemiyor. Ancak orduya da söz geçiremiyor.
2. Karabağ Savaşı’nın hemen ardından başlayan müzakereler devam ederken yer yer Ermeni saldırıları duyulduğunda şunu demiştim.
Paşinyan Ermeni Ordusuna söz geçiremiyor. Ermeni ordusuna söz geçiren Diaspora ve Taşnak partisi üyeleri bu savaşın bitmesini, barışın olmasını istemiyorlar. Bu sebepten ötürü de Ermeni ordusunu ele almış, finansal destek sağlamış ve Ermeni Ordusu, Diaspora ve Taşnak partililerinin emriyle hareket etmektedir.
Yani Türkiye ile de normalleşmeyi kabul etmiyorlar.
Sebebi çok basit.
Bu iki ırkçı grubun tek yaşam kaynağı Türk düşmanlığı, bu argüman ellerinden alındıklarında ortada cırcıbıl kalırlar.
İşte bu sebepten ötürü ne Azerbaycan’la ne de Türkiye ile Ermenistan’ın yakınlaşmasını istemiyorlar.
BU KINA O KINAYA BENZEMEZ
Ermeniler Azerbaycan’ı 30 yıl önceki Azerbaycan hesap ederek büyük bir yanılgı içindedirler.
O devir kapandı, yeni sayfalar açıldı.
Ermeniler işte tam burayı idrak edemiyorlar. Azerbaycan halkı topraklarını geri almak için gerekirse sivil otorite oluşturur cepheye öyle giderler.
Yani başı eğik yaşamaktansa, ölmeyi tercih ederiz, diyen milyonlar Azerbaycan’da şu anda ayakta ve Ermenilerin pervasız saldırganlığının karşısında durmaya varız diyorlar.
Hem diplomatik alanda hem halk desteği anlamında ve hem de askeri güç anlamında üstünlüğü elinde bulunduran Azerbaycan bu işten geri adım atmaz.
Yani tavsiyem odur ki Ermeniler barış yolunu seçsinler. Hem Türkiye ve hem de Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirsinler.
Şu an itibariyle Ermenistan’dan her gün birçok uçak İstanbul’a inmekte ve İstanbul’da hiç kimse gözünün üstünde kaşın var dememektedir.
Bırakın düşmanlığı, oturun oturduğunuz yerde. Avrupa’da, Amerika’da oturup sizlere emir veren Diasporanın sözüne kulak vermeyin.
İçinde bulunduğunuz güç durumu biliyoruz. Abluka altındasınız ve dünyaya açılamıyorsunuz. Hem böyle bir zorluk içinde olup hem de kabadayılık yapmak yelin kayadan bir şey götürmeyeceğine işarettir.
Sizler birçok şeyi anlayamıyorsunuz. Düşmanlık etmeniz Türkiye’ye ve Azerbaycan’a hiçbir şey kaybettirmez. Bugün Türkiye karar alsın ve uçak seferlerini durdurmakla birlikte 200 bin civarındaki Ermeniyi sınır dışı etsin çok büyük zorluklar yaşarsınız. Diaspora ve Taşnak Partisi ne haldesiniz diye sormaz bile. İyisi mi aklınızı başınıza alın, votkayı fazla kaçırmayın.