Aslında insan nefsinden sıyrılıp hakkı sahibine teslim edebilse, toplum çok daha uyumlu bir hale gelir. Uyumsuzluk ise çoğu zaman nefsin ön plana çıktığı durumlarda ortaya çıkar.
Mesela şehrimizle ilgili bir konu gündeme geldiğinde ve özellikle bu mesele Cantürk Alagöz tarafından çözüme kavuşturulduğunda, bunu farklı şekillerde anlatmaya çalışmak hakkı inkar etmekten başka bir anlam taşımaz. Cantürk Alagöz'ün yaptığı bir hizmeti başkalarına mal etmeye çalışmak ise acizlikten başka bir şey değildir.
Elbette geçmişte Iğdır'da siyaset yapmış her siyasetçi kendi döneminde şehrimize önemli yatırımlar kazandırmıştır. Kimse geçmişte yapılan bir yatırımı, onu gerçekleştiren kişi dışında başka birine mal etmeye çalışmaz. Aynı şekilde tamamlanan bir hizmetin de hakkını teslim etmek gerekir.
Mesela Iğdır Havalimanı'nın ilk adımı merhum Valimiz Şemsettin Uzun tarafından atılmıştı. Pist alanında İl Özel İdaresinin de katkılarıyla tesviye çalışmaları gerçekleştirildi. Ancak proje o dönemde tamamlanamadı. Yıllar sonra AK Parti iktidarı döneminde havalimanı tamamlanarak halkın hizmetine sunuldu.
Aynı şekilde üniversite ve doğalgaz da geçmişte birçok siyasetçinin üzerinde durduğu ancak sonuçlandıramadığı yatırımlardı. Sonuç alınamayan bir hizmeti, tamamlayamayan yaptı demek doğru değildir. Sonucu ortaya koyanın da hakkını teslim etmek gerekir.
Cantürk Alagöz, henüz üç yıllık bir milletvekili olmasına rağmen bu süre içinde neredeyse tüm bakanlar Iğdır'ı ziyaret etti. Hatta bazı bakanlar birden fazla kez şehrimize geldi. Yapılması planlanan yatırımlar yerinde incelendi. Ardından yatırım programına alınarak hayata geçirildi ya da çalışmaları başlatıldı.
Tarım Bakanı geldi. Ünlendi Barajı tamamlandı. Yıllardır yapılacağı söylenen Tuzluca Depolama Barajı ihale edildi ve yapımına başlandı. Baraj tamamlandıktan sonra Iğdır'ın sulama altyapısı kapalı boru sistemiyle modern hale getirilecek. Böylece su sorunu tamamen ortadan kalkacak. Sayaç sistemi sayesinde herkes kullandığı kadar suyun bedelini ödeyecek ve tarımsal verimlilik artacaktır.
Tarım Bakanlığı ayrıca Ceylanpınar ile TİGEM'i pilot bölge olarak belirledi. Ülkenin hayvan varlığının önemli bir bölümü bu bölgelere yönlendirildi. İşletme sahiplerine hayvan alımı konusunda imkan sağlanırken, Iğdır hayvan pazarının hareketlenmesine de katkı sunuldu.
Sağlık Bakanı geldi. Ardından Iğdır'ın sağlık alanındaki sorunları masaya yatırıldı. Doktor ihtiyacının önemli bir bölümü karşılandı. Anjiyo başta olmak üzere birçok alanda sağlık hizmetleri geliştirildi. En önemlisi ise mevcut hastanenin fiziki yetersizliği dikkate alınarak 400 yataklı yeni hastanenin yapımına başlanması oldu.
Bunun yanında il genelinde ambulans sayısı artırıldı. Yeni sağlık ocakları hizmete açıldı. MR cihazı kazandırıldı. Mevcut hastanenin eksikliklerinin giderilmesi için önemli çalışmalar yapıldı. Bu hizmetler bugün de devam etmektedir.
Ulaştırma Bakanı geldi. Yollar, kavşaklar, havalimanının uluslararası uçuşlara açılması ve Alican yolu çalışmaları gündeme alındı. Ayrıca yıllardır konuşulmasına rağmen yatırım programına dahi alınamayan çevre yolu projesi de ciddi şekilde gündeme taşındı. Cantürk Alagöz'ün önemle takip ettiği bu yatırımın Iğdır için hayati öneme sahip olduğu ve kısa süre içinde hayata geçirileceği düşünülüyor.
Enerji Bakanı geldi. Iğdır'da doğalgaz hattı genişletildi. Bir ilçe ve iki beldeye doğalgaz ulaştırıldı. İki ilçe ile bir beldede ise çalışmalar başlatıldı.
Gençlik ve Spor Bakanı geldi. Stadyum, yüzme havuzları, spor tesisleri, gençlik merkezleri ve halı sahalar şehrimize kazandırıldı.
Okullar, adalet sarayı, kültür sarayı, millet bahçesi ve henüz proje aşamasında bulunan hava temizleme projesi gibi daha birçok önemli yatırım da Iğdır'a kazandırıldı.
Yeterli mi? Bence yeterli değil.
Aklımda hep aynı soru var. Yarın Ermenistan sınır kapısı açıldığında, yıllardır abluka altında olduğunu söylediğimiz Ermenistan'ın şehir düzeni ve temizliği karşısında mahcup olmayacak mıyız?
Kesinlikle olacağız.
Çünkü Erivan bir başkenttir. Işıl ışıl, planlı ve düzenli bir şehirdir. Nahçıvan ve Azerbaycan şehirlerinde olduğu gibi tertemiz bir görünüme sahiptir.
Iğdır ise ne yazık ki hala büyük bir köy görünümünden tam anlamıyla kurtulabilmiş değildir. Yapılan yatırımların büyük bölümü altyapıya yöneliktir ve bunların her biri son derece kıymetlidir. Ancak şehrin genel görünümü bir türlü modern bir kent kimliğine kavuşamamıştır.
Adeta köyden ilçeye dönüşmüş gibiyiz. Sokaklarımız düzensiz. Kaldırımlarımız ve yollarımız bakımsız durumda. Örneğin parke taşlarıyla yapılan Vali Yolu'nun bugünkü hali, birçok köy yolundan bile daha kötü bir görüntü vermektedir.
Kimse kusura bakmasın ama doğrusu neyse onu söylemek gerekir. Ben bu şartlarda Ermenistan sınır kapısının açılmasını bile istemiyorum. Çünkü o gün geldiğinde gerçekten utanacağımızı düşünüyorum.
Iğdır Belediyesinin şehrin üst yapısına daha fazla önem vermesi gerekiyor. Başta temizlik olmak üzere şehir içindeki kaldırımların ve yolların vakit kaybetmeden yenilenmesi büyük önem taşıyor.
Bu tablo mutlaka masaya yatırılmalıdır. Şehrimizin modern bir kent görünümüne kavuşması için gerekli adımlar gecikmeden atılmalıdır. Bu mesele sadece belediyenin sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Devlet ile belediye arasında güçlü bir iş birliği kurulmalı ve şehircilik anlayışı ortak bir iradeyle hayata geçirilmelidir.
Nasıl bir çözüm üretileceğini ben tarif edemem. Ancak bu soruna mutlaka kalıcı bir çözüm bulunmalıdır. Yaşadığımız şehir, memleketimiz, her yönüyle pırıl pırıl, düzenli ve örnek gösterilen bir yer haline gelmelidir.