Aynı dili konuşup köklü akrabalık ve dostluklar kurduğumuz Nahcivan eski Nahcivan değil artık…
En son gittiğimde şehir yapılanmasının ve devlet anlayışının tümüyle değişmekte ve gelişmekte olduğunu gördüğüm Nahcivan’dan, şimdilerde yine oldukça olumlu haberler almakta, Avrupai bir şehir görünümüne kavuştuğu yorumlarını sık sık duymaktayım…
1992 yılındaki Nahcivan’dan eser yok artık.
Eski Sovyet kalıntısı tamamen yok oldu desek yeridir…
Nahcivan Azerbaycan için önemli bir bölgedir… Burada yaşayan insanlar çilelerin en yoğununu yaşamış olmalarına rağmen, Vatan dedikleri topraklarına bağlı kalmış, örflerine ananelerine sahip çıkmış, kültürlerini derinden yaşamayı sürdürmüşlerdir…
Nahcivan, Merhum Lider Haydar Aliyev’le dünyada daha çok tanınmış, ismi anıldığında Aliyevlerle anılan bir yurt olmuştur…
Azerbaycan’ın genç lideri Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in baba yurdu Nahcivan’a yüksek seviyede önem verdiği, hizmetlerin seferber edildiği göze çarpmaktadır…
Nahcivan’ın yaşadığı değişim, gelişim ve Avrupa şehri oluşu şüphesiz ki Azerbaycan yönetiminin desteği ve Aliyev isminin varoluşundan kaynaklanmaktadır…
Nahcivan Ali Meclis Başkanı Cumhurbaşkanı Sayın Vasıf Talıbov, Merhum Haydar Aliyev’den sonra seçildiği Nahcivan Cumhurbaşkanlığında çok başarılı hizmetler ortaya koymuş, ülkenin en ince ayrıntılarına bile müdahale ederek dizayn etmiştir…
Iğdır’ı Nahcivanla mukayese ettiğimizde, Nahcivan’ın mukayese edilmeyecek düzeyde bir ilerleme kaydettiğini fark etmekte ve görmekteyiz…
1992’li yıllarda Türkiye’den elektrik satın alan Nahcivan, şimdilerde Türkiye’ye elektrik satmaktadır… Ülkenin en ücra köşesine bile doğalgaz çektirilmiştir… Halkın gelir düzeyi yükselmiş, ev, işyeri ve arsa değerleri kat kat artmıştır…
Iğdır’a gelen Nahcivanlılardan edinilen bilgide yer alanlar yalnızca bunlar değildir…
Bir zamanlar Nahcivan’dan işsizlik yüzünden ülke dışına çıkanlar, artık geri dönüyorlar… Kurulan fabrikalarda çalışabiliyor, kendi işlerini kurabiliyorlar…
Culfa’dan, Sederek’e ülkenin her bölgesine yeni devlet binaları, okullar, hastaneler, yapılmış, yollar Avrupa da bile olmayan bir kaliteyle yenilenmiştir…
Nahcivan-Iğdır arasındaki kara yolu sıcak asfalt kaplanarak muhteşem bir hizmet ortaya konulmuştur…
Nahcivan’da hizmet veren Gemigaya firması, uluslar arası ödül alacak bir iş kalitesi ve anlayışı ile aldığı işleri yapmakta, Nahcivan’ın gelecek yüz yılına yetebilecek yatırımlara imzasını attığı gözlenmektedir…
Nahcivan Cumhurbaşkanı Sayın Vasıf Talıbov, Nahcivan’ı yeni baştan süslemekte, geleceğin Dubai’si yapma yolunda adımlarını hızlandırmaktadır…
Nahcivan’da devletin zenginliğinden bile olsa ortada bir başarı vardır… Bu başarıyı görmezden gelmek kesinlikle mümkün değildir… Sonuçta gidip geldiğimiz, günü birlik insanları ile muhatap olduğumuz, ortak değerlerimizi paylaştığımız bir ülkenin kalkınması bizleri ziyadesiyle sevindirmektedir…
Nahcivan’da ticaret yapan birçok Türk iş adamı mevcuttur, kimisi fabrika kurmuş, kimisi inşaat ihalesi almış, kimisi ülkemizden ihracat yapmaktadır…
Geçmişle günümüzü kıyasladıklarında, Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in ve Nahcivan Ali Meclis Başkanı Cumhurbaşkanı Sayın Vasif Talıbov’un çok büyük gayretlerinin olduğunu açık yüreklilikle söylememiz mümkündür…
Gelişen ve kalkınan Nahcivan’a gecesini gündüzüne katarak yatırım yapan, hizmet veren Cumhurbaşkanı Vasıf Talıbov’u bir kez daha kutluyoruz…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
- İranlılar Kaçmıyor, Aksine Ülkelerine Dönüyorlar 17.03.2026
- Sayın Erdoğan’a ve Sayın Bahçeli’ye Teşekkür Ediyorum 13.03.2026
Yorumlar