Türkiye ile Azerbaycan’ın tarihi birlikteliği, kardeşliği birilerini rahatsız etmiş olacak ki, her fırsatta bu dostluğu bozmaya çalışmakta, hayali senaryolar yazarak iki ülke arasında nifak çıkarmaya çalışmaktadırlar…
Aslına bakarsanız bu doğal bir durumdur… Her kişinin, her ailenin, her şehrin ve ülkenin dostu da vardır, düşmanı da… Dostlar, dostlarının varlığından mutluluk duyarlar… Düşmanlarda, düşmanlarının varlığından rahatsız olurlar… Doğaldır ki, Türkiye ile Azerbaycan’ın yakınlığından, halklarının kardeşliğinden rahatsızlık duyduklarından her fırsatta olmadık senaryolar üretmekte, suni gündemler yaratmakta ve ayrılık tohumları ekerek bu iki ülkeyi birbirinden uzaklaştırmaya çalışmaktadırlar…
Nahcivan Cumhurbaşkanı Sayın Vasıf Talıbov’un dediği gibi, Kökü bir olan bu kardeşleri birbirinden ayırmak, küstürmek elbette ki öyle kolay değildir…
Geçenlerde Azerbaycan’ın Azadlıq gazetesinde çıkan bir haber, Türk medyasında günlerce manşetten verildi… Öyle bir hava yaratılmaya çalışıldı ki, sanki Azerbaycan devleti Türk bayrağına karşı bir toplatma kararı çıkarmış, Türk bayrağı asanları tutuklayıp ceza evine tıkıyormuş havası estirildi…
Her ülkede bir bayrak kanunu vardır… Bayraklar nerelere asılır, ne şekilde asılır ve ne şekilde taşınır belirlenmiştir… Sadece Türk bayrağı için değil, Azerbaycan bayrakları da dâhil tüm ülkelerin bayrakları için geçerli olan bu düzenleme, bir anda kıyametlerin koparılmasına sebep oldu… Hani atalarımız demiş ya, “başkasının gözündeki çapağı görür, öz gözündeki keranı (kalası) görmez.” Biz kendi gözümüzdeki kalası görsek, Otomobilinin plakasına Türk bayrağı yapıştırdığı için ceza yiyen binlerce insanımızın varlığını görürüz… Cezayı kesen Trafik Polisi, bu bayrak kanununa aykırıdır, plakaya Bayrak asmak yasaktır demiş ve cezayı kesmiştir… Halen dahi plakasında Türk bayrağı olan Türk vatandaşlarına ceza kesilmektedir…
Demek ki her ülkenin kendine göre bir bayrak kanunu vardır… Azerbaycan’da hiçbir bayrağın flama ve benzeri aksesuar olarak kullanılamayacağı yönünde bir kanun çıkarılmış diye, bunu Azerbaycan’da Türk bayrakları toplatıldı diye lanse etmek doğru değildir. Eğer öyle olsa Plakasında Türk bayrağı olanlara ceza kesildiği için bizimde şöyle başlıklar atmamız gerekmektedir… “TÜRK VATANDAŞLARI PLAKALARINDAKİ TÜRK BAYRAKLARINDAN ÖTÜRÜ CEZAYA ÇAPTIRILDILAR… Veya şöyle demeliyiz, TÜRKİYE’DE TÜRK BAYRAKLARI TOPLATILIYOR!”
Biraz aklıselim düşünmemiz, davranmamız gerekmektedir… Ermenistan Türkiye ilişkileri hepimizce malumdur… Ermeni lobisi Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin bozulması için olmadık oyunlar sergilemekte, senaryolar hazırlamaktadırlar… Gündeme ilişkin mevzulara baktığımızda sanki Ermenilerin hazırlamış oldukları senaryoları oynuyormuşuz gibi bir mananın çıktığını görmekteyiz…
Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin bozulması, iki kardeş ülkenin ilişkilerinin dondurulması bölgede en çok kimin işine yarayacaktır. Veya bu dostluk ve kardeşliğin bozulmasını en çok hangi ülke istemektedir… Tabi ki Ermenistan!, durum böyle olunca bu tür suni spekülasyonlara alet olanlar Ermenilere hizmet etmiş sayılacaklardır…
Azerbaycan devleti ve Milletinin gönlünde ki Türk sevgisi sökülüp atılamayacağı gibi, Türk Devleti ve Milletinin de gönlünden Azerbaycan sevgisi sökülemezde, atılamazda…
Azerbaycan’ın Merhum Lideri Haydar Aliye’in: “Biz iki devlet bir milletiz” sözü ebediyete kadar yaşatılacak, fitne yaratarak bu gerçeği yıkmaya çalışanlar enkaz altında kalacaklardır…
Cabbar Şıktaş
Aylardır İran etrafına yığınak yapan sırtlan sürüsü ABD ve İsrail, dün gece saldırıya geçti.
Bunca zaman psikolojik harp yaparak yıldırmaya çalışan siyonistler, her türlü hile, hurda ve aynı zamanda satın aldıkları ajanlar aracılığıyla İran’ı karıştırıp esir almaya çalıştılar ama başaramayınca vahşi yüzlerini gösterip savaş başlattılar.
İran, “Bana hangi ülkeden saldırı olursa karşılık vereceğim.” demişti.
Şimdi karşılık verince ciyaklamalar duyulmaya başlandı.
Irak, Katar, Ürdün, Kuveyt, Suudi Arabistan, Dubai gibi ülkelerde üssü bulunan ABD, o üslerden saldıracak, İran da durup seyredecek, öyle mi?
Birincisi, üssün kurulduğu yer o ülkenin değil, ABD’nin toprağıdır.
İkincisi, kendinizi bir gözden geçirin bakalım onurunuz, şerefiniz, haysiyetiniz var mı?
Sizin insanlığınız tartışılır.
Çünkü insan eti yiyenlerle, çocuk istismarcılarıyla aynı kulvarda yürüyorsunuz.
Vahşisiniz, insan değilsiniz.
Sizin adınıza Müslüman deniyor ama İbn-i Mülcem’siniz, Şimr’siniz, vahşisiniz. Ebu Süfyan’sınız, Muaviye’siniz, Yezid’siniz.
İran, sizin gibi onurunu, şerefini satmadığı için düşmanınız.
Sizler gibi el pençe divan esir olmadığı için düşmanınız.
İnsan eti yiyeni, Peygamber Ehlibeytine muhabbet besleyenlere tercih ediyorsanız, sizin inancınız yalandan ibarettir, sizin kıbleniz ABD ve İsrail, peygamberiniz de Trump ve Netanyahu’dur.
Allah, şu insan eti yiyen alçaklardan önce onurunu, şerefini ayaklar altına alanları, kızlarını sunanları kahretsin.
ABD ile İsrail, dünyanın gözünün içine baka baka zorbalık, hukuksuzluk, kanunsuzluk yapıyor ve herkes korkusundan susuyor.
İran 50 yıldır bu siyonist şer cephesinin karşısında duruyor, taviz de vermiyor.
Ama satılmış, her şeyini siyonizmin emrine vermiş olanlar, sömürülmeyi kabul ederek kul köle olmuşlardır.
İzzetli duruşu olmayanlar, tarihin çukurunda kaybolup gidecektir.
Hz. Hüseyin 1400 yıldır ilk günkü acıyla yad ediliyor.
Ama Muaviye ve Yezid lanetle anılıyor.
Muaviye ve Yezid sevgisi besleyen IŞİD kafalılar bile çocuklarına Muaviye, Yezid adı koyamıyorlar. Çünkü onların İslam’a nasıl darbe vurduklarını, Peygamber’e nasıl savaş açtıklarını biliyorlar.
Ama Şia sevmiyor diye sevenler, hakkı inkar edenlerdir.
Eğer bir dinin temsilcisi Cübbeli Ahmet ise, yazık o dine, yazık o yolda gidenlere.
İnsan izzetli durmalı, izzetli ölmelidir.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sonu ölüm olan bir yolculuğun içindeyiz. Üç günlük dünyada izzetsiz yaşamaktansa şereflice ölmek evladır.
Hz. Hüseyin Kerbela’da Yezid tarafından muhafazaya alındığında ne demişti? “Heyhât mine’z-zille.” Zillet bizden uzaktır.
Zilletle yaşamaktansa ölmek evladır.
ABD ve İsrail’in kölesi olarak yaşamaktansa vallahi de billahi de ölmek şereflidir.
Bu savaşın galibi İran olacaktır.
İnsan eti yiyenler asla galip gelemeyeceklerdir.
Olur ya şayet galip gelirlerse, sırada Türkiye var diye bağıranları duymamak imkansızdır.
Türkiye ve İran, ABD ve İsrail’in elde etmek istediği önemli coğrafyalardır.
Eğer siyonizme hizmet edilirse, ac
- Yüreğimiz Yandı 16.04.2026
- Iğdır’da Gündem 14.04.2026
- Bak Oğlum, Biz Tüpün Kaçağını Çakmakla Kontrol Eden Bir Milletiz 12.04.2026
- Polis Teşkilatı Bizim Onurumuzdur 10.04.2026
- İRAN KAZANDI 08.04.2026
- İran Savaşından Alınması Gereken Dersler 05.04.2026
- İran’dan Türkiye’ye Füze Atıldı(!) NATO İmha Etti ve İran’ı Kınadı 31.03.2026
- Siz utanmasanız da olur, ben sizin yerinize utandım. 29.03.2026
- ABD-İsrail-İran Savaşında Siz Kimin Tarafındasınız? 26.03.2026
- Her Şey Çok Net 21.03.2026
Yorumlar